Modern toplumlar genel olarak kahramanlık-sonrası toplumlar olarak değerlendirilmektedir. Piyasanın, devletin, kurumların, mekanizmaların, bireyciliğin geliştiği ve yerleştiği modern koşullarda klasik anlamıyla kahramanlara yer olmadığı düşünülmüştür. Ancak modern düzene meydan okuyan ve onu aşmak amacını taşıyan siyasal ve entelektüel hareketler, kahramanlık arayışlarını devam ettirmektedirler. Bu makalede modern dönemde kahramanlığın imkânlarını arayan önemli bir isim edebiyatçı, düşünür, denemeci Ernst Jünger’in “kahraman gerçekçiliğine” odaklanılacaktır. Jünger, “Asker”, “İşçi”, “Anark”, “İsyankâr” gibi figürlerde kahramanlık ruhunu somutlaştırmaya çalışmaktadır. Ona göre, Birinci Dünya Savaşı kahramanca kişilikleri doğuran dünya-tarihsel bir olaydır. Jünger için savaş her şeyin babasıdır. Fransız Devrimi insanlık tarihinde getirdiği yeni fikirler ve değerler, yarattığı yeni insan ve toplumsal dünya açısından nasıl önemli bir olay ise Birinci Dünya Savaşı da o derinlikte ve kapsamda bir olaydır. Fransız Devrimi’ne karşı konumlandırılan “Büyük Savaş” uygarlık ve ilerleme yerine kültür ve gelişmeyi; mekanizma ve makine yerine organizma ve ruhu; özgürlük ve eşitlik yerine disiplin ve hiyerarşiyi; güvenlik ve barış yerine macera ve savaşı, birey ve tüccar yerine karakter ve kahramanı insanlığın yeni fikir ve değerleri olarak ikame etmiştir. Bu makalede Jünger’in siyasi yazıları ve edebi metinleri “kahramanca gerçekçilik” yaklaşımı ekseninde yorumlanmaya çalışılacaktır.
Hüseyin ETİL